SU YALITIMI YAPIYI KORUR
Suyun  yapılara  verdiği  hasar,  özellikle  deprem  tehdidinin  bulunduğu  bölgelerde  can  ve  mal güvenliği açısından tehdit oluşturur. Herhangi bir yoldan yapı donatısına sızan su, donarak veya kimyasal   tepkimelere   girerek   donatının   özelliğini   yitirmesine   yol   açar.   Donatının   özelliğini yitirmesi ise dayanım gücüne ve süresine olumsuz etkilerde bulunur (Resim 1).

Suyun  binalarımızın  dayanıklılığına  vermiş  olduğu  zararı  genellikle  gözle  göremeyiz,  ancak sonuçlarıyla   karşılaştığımızda   fark   edebiliriz.   Büyük   bir   depremde,   korozyona   uğramış   bir binanın  ayakta  kalması  hemen  hemen  mümkün  değildir.  Bu  nedenle  özellikle  Türkiye  gibi deprem kuşağında bulunan ülkelerde su yalıtımının yaşamsal bir önemi vardır.

Genel  olarak  beton,  içine  gömülmüş  donatı  çeliğini  korozyona  karşı  korur.  Donatı  betona gömülür   gömülmez   oluşan   ince   film   tabakası   çeliğe   yapışır   ve   korozyona   karşı   dayanım oluşturur. Bu dayanım betonun yüksek alkali ortamına ve elektriksel dirence doğrudan bağlıdır. Betonun  kılcal  boşluklarındaki  nemde  bulunan  iyonlar  elektriksel  iletkenlikte  rol  oynar.  Yüksek elektriksel direnç de dayanıklı beton anlamına gelebilir.

Yapılardaki donatı çeliğinin korozyonuna ve bu korozyonun sürmesine neden olan 3 ana etken vardır;
1.   Karbondioksit veya klorun neden olduğu reaksiyonlar sonucu donatı etrafındaki koruyucu pasivasyon tabakasının       bozulması,
2.   Betonun kılcal gözenekleri içinde dağılmış olan ve elektrolit görevi gören su,
3.   Betonun gözeneklerinden içeri giren oksijen.

Beton  üzerindeki  film  tabakasını  bozarak  donatı  çeliğinin  korozyona  uğramasına  neden  olan şartlardan  biri  karbonasyondur.  Atmosferdeki  karbondioksit  ile  betondaki  çimentonun  kimyasal reaksiyona  girmesi,  betonun  büzülmesine,  dolayısıyla  çatlakların  artmasına  neden  olur.  Aynı zamanda betonun pH değerinin düşmesi (normal bir betonun pH değeri  12,5 -13,5 arasındadır ve  bu  miktar  korozyonun  oluşmaması  için  yeterlidir)  ara  yüzeylerdeki  alkaliliğin  düşmesine, mevcut koruma tabakasının  da bozulmasına neden olur. Koruma tabakasının bozulmasının bir diğer   nedeni   de   klor   iyonlarının   varlığıdır.   Sonuç   olarak   her   iki   durumda   da   korozyonun

başlaması  için  gerekli  şartlar  oluşur  (pH  değerinin  9'un  altına  düşmesi)  ve  süreç  işlemeye başlar. Ortam şartlarının durumuna göre oluşan bir hızda, donatı yüzeyinde donatı hacminin 2.5 katı büyüklükte demir oksit oluşumları meydana gelir.

Oluşan  pas,  yetersiz  pas  payı  sorunu  da  varsa,  mevcut  betonu  çatlatır.  Betonun  dökülmesiyle beraber  donatı  açığa  çıkar.  Havayla  temas  nedeniyle  de  korozyon  hızındaki  artış  kaçınılmaz olur.

Korozyona  bağlı  olarak  donatı  kesitinde  oluşan  kayıp,  donatının  başlangıçta  tasarlanan  hesap değerlerini  karşılayamamasına  neden  olur.  Bu  da  binanın  taşıma  gücü,  dolayısıyla  da  yapı güvenliği  açısından  hiç  istenmeyen  bir  durumdur.  Hesap  dayanımı  365  MPa  olan S420b  sınıfı 12'lik  bir  donatı  çeliği  başlangıçta  41.3  kN  yük  taşıyabilirken,  korozyon  kaynaklı  donatı  kesit kaybının 0.25 mm/yıl olduğu bir kabul  sonucunda 5  yılın sonunda 25.9 kN, 15 yıl  sonra da 5.8 kN   yük   taşıyabilir.   Bu   koşullarda   donatı   24   yıl   sonunda   taşıma   kapasitesini   tamamen kaybedecektir.

Diğer Başlıklar
-----------------------------------------------------------------

Su Yalıtımı Konfor Sağlar

Su Yalıtımı Ekonomiye Katkıda Bulunur

Su Yalıtımı Nasıl Yapılır?

Yapısal Su Yalıtımı

Yüzeysel Su Yalıtımı

Su Yalıtım Malzemeleri

Su Yalıtımı İle İlgili Yürürlükteki Standart ve Mevzuatlar

Su Yalıtımı İle İlgili Yürürlükteki Kurallar

AB İle Uyumluluk

Standart Eksikliği


Copyright 2010 © Izobedel Insaat San. Tic. Ltd. Sti.
design by Nar Bilişim